Muzaffer Mermer, ticaret ve esnaflık kazanının sadece kazanç için değil, rızık dağıtmak için de kaynaması gerektiğini söyleyen Ahilik Kültürü'nün beşiği Kırşehir'de, Hacı Yusuf Ziya Mermer'in oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Çalışma hayatına başladığı çocukluk yıllarının ardından 1950'lere geldiğinde, o dönem için zorlu olan taşımacılık faaliyetlerine el atmaya karar vererek 8 kişilik bir minibüs satın alır. Bu yeni minibüsün lastiklerine talip olan alıcı ise, gerçek kazancın ancak daha iyi bir yatırım ile değerlendirilebileceğini kavramasına yardımcı olur. 1958 yılında ailesinin ortak kararıyla Istanbul'a gelerek Sirkeci bölgesinde bir hotel ve dört adet dükkan satın alır.

Beşiktaş, Balmumcu bölgesindeki benzin istasyonunu aldığında ise, Mermerler Otomotiv'in temellerini atarak Istanbul Otomotiv Piyasası'na damgasını vurmak konusundaki en önemli hamlesini gerçekleştirmiş olur. Ilerleyen yıllarda Mitsubishi'nin Istanbul'daki tek satış noktası olmak konusunda Sabancı Grubu'yla temasta bulunur ve olumlu bir karşılık alır. Sonraki hedefine Uzakdoğu markası Mazda'yı koyan Muzaffer Bey ve oğulları, 1985 yılında markayla Türkiye pazarı için distribütörlük anlaşması imzalar. Kırşehir'de başlayan ve uluslararası boyutlarda yankı uyandıran girişimciliği Otomotiv dünyasına ve ailesine bir örnek oluşturmuş ve izinden giden jenerasyonlara bıraktığı çalışma mirasıyla, Otomotiv'in yanı sıra daha pek çok sektörde öncü haline gelinmiştir.

2005 yılının mayıs ayında aramızdan ayrılan Muzaffer Bey, şimdi ozanlar şehri Kırşehir'de, Fatma - Muzaffer Mermer Kız Meslek Lisesi'nin duvarında asılı duran siyah beyaz gençlik fotoğraflarından izliyor o şirin Anadolu kentini. Neşet Ertaş'ın da söylediği gibi; "Uzak kaldım gurbet elde derdimsin. Hasretin bağrımda derin Kırşehir..."